Açıklama : Dördüncü Indiana Jones filmi için beklentilerin büyük olduğunun farkındayım. Modern gişe sineması Hollywood’unun iki kurucusu Steven Spielberg ve George Lucas’ın bebeği olan serinin hayranları için yirmi senelik uzun bir bekleyişten bahsediyoruz.
Ayrıca bu yirmi senenin son on yılı boyunca Frank Darabont’tan Shyamalan’a uzanan pek çok yazarın elinden geçen, Spielberg ile Lucas’ın üzerine bir türlü anlaşamadıkları senaryo (problemleri) ile Kamçılı Adam’ın hayranları tahmin ettiklerinden daha da uzun beklediler.
Proje o kadar uzun süre dönüp dolaştı ki, hatta Lucas bir ara yeni bir Indiana Jones filminin hiç bir zaman gerçekleşmeyeceği haberini verdi. Fakat Spielberg’in favori yazarı David Koepp’in (Jurassic Park: Kayıp Dünya, Dünyalar Savaşı) senaryosu sonunda Lucas ve Spielberg’i bir araya getirdi ve Harrison Ford emekli olmadan bir Indiana Jones daha aradan çıkarmaya karar verdiler.
Uzun arayışlar sonucunda ikilinin Koepp’in senaryosunda karar kılması çok şaşırtıcı değil. Çünkü senaryonun burada bahsetmek istemediğim bir kaç özelliği Lucas ve Spielberg’in bilindik temalarını bir araya getiriyor. Fakat kişisel olarak bu senaryonun yanlış bir türe, başka bir filme ait olduğunu düşünüyorum.
Fakat bu meselelere girmeden filmin en önemli sorusunu aradan çıkaralım. 66 yıllık (Tekrarlayın, 66) Harrison Ford, Indiana Jones’a eskisi kadar karizma, heyecan ve adrenalin enjekte edebiliyor mu? Bu sorunun cevabı kesinlikle Evet. Karizma ve heyecan yerinde. Sıra adrenaline gelince bir sürü uzun çekim CGI ile Indy, fiziksel çeviklik bakımından yirmi yıllık arayı kapatıyor.
Koepp’in hikayeyi ellili yıllara taşıması, ve Indy’i yaşlanmakta olan bir kahraman olarak göstermekten çekinmemesi yerinde bir seçim. Haliyle film boyunca Indy’nin yaşına dair bir sürü şakadan esirgenmiyoruz.
Yani işin Indiana Jones tarafına gelince hiç bir sorunumuz yok. Ford, eskisi kadar iyi. Asıl problem filmin uzun isminin Kristal Kafatası Krallığı kısmında (Kısaca KKK demeyi aklınızdan çıkarın, onun başka bir anlamı var). İşte burada dördüncü Indiana Jones, beklenmedik bir tür atlayışında bulunuyor.
Gişe sinemasının iki baştacı her zaman fantazi ve bilim-kurgu olmuştur. Yıldız Savaşları ile Lucas’ın, E.T. ve yirmi diğer film ile Spielberg’in bilim-kurgunun yabancısı olmadıkları kesin. Fakat kanımca Indiana Jones’un doğa üstü elementleri, her zaman fantazi türüne ait olmuştur.
Bilirsiniz, kızgın ruhlar, sihirli taşlar vesaire. Fazla detaya girmeden Kristal Kafataslarının arkasındaki bilmecenin Indy’den çok Fox ve Mulder’a uyacak bir yolda çözüldüğünü belirteyim. Lucas ve Spielberg’in değişik bir bakış açısı getirmeye uğraştıkları kesin. Fakat Kutsal Kupa’nın Yıldız Savaşları’nda işi olmadığına göre Kristal Kafataslarının da Indiana Jones’da işi yok. Püritan bir Indy hayranı olarak belirtmek istedim.
Altmışlı yaşlarında Spielberg, Indiana Jones 4 ile ilk üç filmden daha yavaş bir anlatım sunuyor. Bir çok açıklama içeren uzun sahnelerden ve çekimlerden oluşan dramatik yapı, Indy’ye ilham kaynağı olan kırklı yılların macera filmlerini ilk filmlerden daha da çok hatırlatan bir montaja sahip. Bu bakımdan sıcak bi nostalji yarattığı kesin. Özellikle Amerikan Graffitisi’ni izlemiş her hangi seyirci, Lucas’ın araya sıkıştırdığı greaser referanslarıyla ne kadar eğlenmiş olabileceğini tahmin edecektir.
Nostaljiden bahsetmişken, uzun zamandır görmediğimiz Karen Allen’ın Marion Ravenwood rolünde dönmesi, filmin en gülümseten artısı. Marion’un her zaman serinin en ilgi çekici “asıl kız”ı olduğunu düşünmüşümdür. Ayrıca 66 yaşındaki Ford için (Son bir kez tekrarlayın, 66), genç bir hatun yerine ellili yaşlarında bir kadınla bir araya getirilmesi açıkçası daha gerçekçi bir seçim.
Kısacası Indiana Jones ve Kristal Kafatası Krallığı, benim için seride kalite bakımından üçüncü sıraya yerleşiyor, Kutsal Hazine Avcıları ve Son Macera’dan sonra (İkinci bölüm Kamçılı Adam’ın bir Indiana Jones filmi için bile her zaman biraz fazla ırkçı olduğunu düşünmüşümdür). Sıralama ne olursa olsun, işin sonunda Indy’den bahsediyoruz. Sırf bu gerçek bile filmi yılın en eğlenceli macerası tahtına oturtuyor. Hadi hep beraber: Dıt dı dıt dıı, dıt dı dııı...
|