Modacı Dilek Hanif: "Bir gün tüm dünya beni alkışlayacak. Dilek Hanif dünya markası olacak."
Sabah gazetesinin moda yazarı ve ünlü tasarımcı Dilek Hanif, sosyal sorumluluk projelerine çok önem verdiğini belirterek, "Çocuklar ve kadınlarla ilgili inandığım projelerde olmaktan çok büyük mutluluk duyuyorum" dedi. Hanif, modadaki iddiasını ise şu sözlerle ortaya koydu:
'HAVAYA GİRDİ' DEDİLER
"Kendi adımı marka yaptığım zaman insanlar bana 'Sen Armani misin? Havalara girme' dedi ama sonra hepsi ayakta alkışladı. Bir gün tüm dünya beni alkışlayacak. Dilek Hanif dünya markası olacak. Ülkem adına bunu tek başıma başaracağım."
* Kendi kültürümden yola çıkmaktan çok mutlu oluyorum. Bir marka yaratmanın özgünlüğüne inanıyorum. Paris'e ilk gittiğimde Osmanlı'dan yola çıkmamın tek nedeni de buydu. Farklı bir şey ortaya koyup, kendimden söz ettirmeliydim.
NEDEN OLMASIN?
* 18 yıl önce bu işe başlarken herkes markana 'Bir Fransız, İtalyan ismi koy' dedi ama ben karşı çıktım. 'Bu ülkede iyi bir iş yapılırsa insanlar sahip çıkar' dedim. İnsanlar 'Kendini Armani mi zannediyor? Hemen havaya girdi' demişti. Armani değilim ama neden olmasın?
* Sekiz yıl Hülya Avşar'la çalıştım. Her hafta programına kıyafet hazırladım. Bu gerçekten zor ve son derece disiplin gerektiren bir işti. Hülya Avşar'ın benimle yollarını ayırdığını bir gazeteciden duydum. Bunu ben gazetecilerden değil, direkt kendisinden duymayı tercih ederdim.
* Hülya ile herhangi bir küslüğümüz yok, ikimiz de medeni insanlarız. Ama belki Hülya Avşar'dan sonra hayatımda bir şeyler kötü gitseydi, onunla küs kalırdım. Kendinizi hep aşarak gittiğiniz için öyle bir şeylere küsmüyorsunuz artık...
KADINLARI İYİ TANIRIM
* 'Hülya Avşar'ın modacısı' olarak anılmak beni hiç rahatsız etmedi. Benim kendime çok fazla güvenim var. Bugün hayatımda Hülya Avşar yok ama Dilek Hanif hâlâ var.
* Ben özellikle Türk kadınını çok iyi tanıyorum. Teknik olarak son derece donanımlı bir atölyeye sahibim ve çok iyi bir ekiple çalışıyorum. Şu anda ben bir kırmızı halı koleksiyonu çıkartırım ve dünya jet sosyetenin giyeceği bir şey yapabilirim. Ama ben bunu değil özgün bir şey yapmak istiyorum.
25 YTL'ye satılıyor
* Sosyal sorumluluk projelerine çok önem veriyorum. Kendi üzerime düşen neyse toplum için bunları yapmaya gayret ediyorum. Anne Çocuk Eğitim Vakfı'ndan (AÇEV) gelen teklifi düşünmeden kabul ettim. Osmanlı koleksiyonumdan çıkan desenleri tişörtlere uyguladım. Dilek Hanif imzası ile herkese ulaştım.
* Satışlar inanılmaz iyi gidiyor. Tişörtlerim Marks&Spencer mağazalarında 25 YTL'ye satılıyor. İlk satışa çıktığı gün bir mağazada gün içinde 70 adet satıldı. Elde edilen gelirin tamamı AÇEV'e gideceği için çok mutluyum.
Paris'e gitmek için yine banka kredisi alacağım
* Bir kadının üzerinde bir kıyafet gördükleri zaman, 'Bu Osmanlı sentezini bir Türk modacı yaptı' denmesini istiyorum. Zoru başarmış olacağım ama yapacağım. Önemli olan zoru başarmak ve bunun için çok uğraştım. Kendi imkanlarım ile Paris'e gitmek Haute Couture Haftası'na katılmak çok zordu. Herhangi bir fuarda şov yapmak gibi bir şey değildi!
* Yine Paris için hazırlanıyorum. Koleksiyonu belirledim aslında. Maddi ve manevi her şeyi düşünmek zorundayım. Geçen yıl Paris için 250 bin Euro harcadım. Bir kısmını biriktirdim, bir kısmını da banka kredisi aldım. Ben kendime mücevher bile alan bir kadın değilim. Benim mücevherim işim!
* Tekrar banka kredisi alacağım. Bankalar beni çok seviyor ama devletten de bir desteğimiz olacak diye düşünüyorum. Başbakanlık ve İTKİP'e birer dosya gönderdim. Onlardan da bir destek gelebilir. Destek gelsin ya da gelmesin ben gideceğim.